Menü

Kapadokya

#solocavesuites
Bizi takip et

Kapadokya

Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelen Kapadokya denilince ilk akla gelen karakteristik unsur peri bacalarıdır. Yıllar içinde rüzgâr ve yağmurun adeta bir heykeltıraş gibi işlediği peri bacaları tüm dünyayı kendine hayran bırakmaktadır. Vadi derinliklerine oyulan keşiş mağaraları ve vadi yamaçlarında bulunan güvercinlikler günümüzde bölgenin karakteri niteliğindedir.

Kalkolitik çağdan günümüze kadar ulaşan bir yerleşim bölgesi olan Kapadokya Erciyes ve Hasan Dağı tüfleri milyonlarca yıl önce patlayıp yayılmasıyla oluşturmuştur. Bölgede doğa ve tarihi bir birinden ayırmak mümkün değildir. Peribacalarının içine oyulan evler, Kiliseler, manastırların tarihi Paleolitik çağa kadar uzanır. Kapadokya tarihi Hititler ile başlamaktadır. İpek yolu üzerinde bulunan Kapadokya Hititler sayesinde oldukça önemli hale gelmiştir.

Romalıların bozgunlarından kaçan Hristiyanların sığındığı bir bölge olmuştur. Bu sebeple de zamanında Hristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir ve birçok eser günümüze kadar korunarak gelmiştir.

Bölgede Göreme Milli Parkı, Karain Güvercinlikleri, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodore Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik alanı yer alır. Aynı zamanda Kapadokya 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dâhil edilmiştir. Bölgede Selçuklu taş işçiliğini temsil eden türbe, kervansaray, medrese ve Osmanlı dönemine ait yapılarıyla da bölge ziyaretçilerini etkilemektedir.